Odysseus’un yolculuğu şimdi tamamlandı..


“Odysseus: Benim Adım Hiç Kimse”, Odysseus efsanesine farklı bir açıdan bakıp Homeros’un klasik eserindeki boşlukları doldurmayı amaçlayan sürükleyici bir roman. İki ciltlik eserin ilk cildi Pena Yayınları’ndan çıktı.

Mutsuz olduğunda bir ordudan daha tehlikeli olabilecek bir kadın için yapılan Truva Savaşı’nın kahramanı Odysseus bu savaşa girmeyip ailesinden ve yurdundan uzakta kalmayabilirdi. Ya da bu savaşın bir parçası olup olmama konusunda daha fazla düşünebilir ve bambaşka bir karar da alabilirdi. Ama Odysseus ancak dünyanın en güzel kadını için yapılacak bir savaşın anlamı olabilecek tek savaş olduğunu da biliyordu. Savaşın beraberindeki yıkımların, acıların, yitip giden hayatların ve umutların, çaresizliklerin, öfkenin ve korkuların gerçekten bir anlamı olacaktı.
Homeros’un izinde modern bir yorum
Pena Yayınları’ndan çıkan “Odysseus: Benim Adım Hiç Kimse” adlı roman Truva destanından esinleniyor ve Laertes’in oğlu, İthaka kralı Odysseus’un doğumundan son seyahatine dek geçen dönemi anlatıyor. İtalyan tarihçi ve arkeolog Valerio Massimo Manfredi, Homeros’un İlyada ve Odysseia eserlerindeki karaktere bağlı kalıyor, ancak kendi yorumunu da katarak destanın yüzyıllardır korunan değer ve canlılığını günümüzün okurlarına aktarıyor.
Manfredi, kullandığı dil ile Homeros geleneğinin havasını okuyucuyla buluşturmayı hedefliyor. Bunu gerçekleştirebilme sınırları içinde gerekli söz dizimlerini kullanarak karışık cümlelerden ve soyut kavramlardan kaçınıyor.
Okuyucuyu şaşırtacak sürprizler var
İki ciltlik bir serinin ilk cildi olan “Odysseus: Benim Adım Hiç Kimse”de Manfredi, destanın modern ve özenli bir yorumunu Odysseus’u merkeze alarak yapıyor ve tarihsel gerçekleri de mitolojik öykünün içine katarak inandırıcılığı artırıyor. Homeros’un klasik eserindeki bazı boşlukları da dolduran roman, içerdiği sürprizlerle heyecanı ayakta tutuyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder